Evren, gizemli bir derinliğe ve büyüleyici bir düzene sahiptir. İnsanlık, binlerce yıldır evrenin sırlarını çözmeye, doğanın yasalarını anlamaya ve kozmik düzenin işleyişini keşfetmeye çalışmıştır. Bu arayışın bir sonucu olarak, evrenin temel yapısını ve işleyişini yönlendiren evrensel yasalar keşfedilmiştir. Kozmik evrensel yasalar, doğanın temel prensiplerini ve evrenin derin düzenini açıklar. Bu yasalar, her şeyin birbiriyle etkileşim …
Niye? Bazı insanlar için yalnızca bir kelimeden ibaret olabilecek bu soru, kendi hayatımda çocukluğumdan bu yana, her süreçte zihnimin derinliklerinde ve en merkezinde yer tutmuş, sorgulamanın anlamını getirmiştir bana. “Niye? ‘Ben niye varım?’ sorusu ile zihnime düşmüş, ‘Bu hayatın anlamı ne, yaratılış niye?’ sorgusunun varlığı ile birlikte benliğimde, yalnızca bir kelimeden çok daha fazlası olarak …
Nefes… Hiç sessiz bir yerde tefekkür içerisinde nefesini dinlediğin, adeta nefesini yaşadığın bir zihinsizlik halinde bulundun mu? Nefes, yaşamın her alanında bulunan alma verme dengesinin vücudumuzda tezahür ettiği yaşam enerjisi.
Nefes dediğimiz kelime Arapça nfs kökünden gelen nafas “soluk” sözcüğünden gelmektedir. Nefes; aldığın ve verdiğin solukların bütünü, yaşamın fiziksel bedendeki tam karşılığı. Nefes alırken aynı an içerisinde nefesi alır ve nefesi veririz, an içerisinde nefesle doğar ve nefesle ölürüz…
Hidayet’in Kör Baykuş eserinin sonunda konu bir yere bağlanmaz, bir sonuç yoktur. Aslında bir yere bağlanmak zorunda mıdır? Sonuca bağlanan olaylar, durumlar bitmiş demektir. Ancak Kör Baykuş hiç bitmez. Her okuduğunuzda farklı anlamlar çıkaracağınız büyülü bir metafordur Kör Baykuş…
Duyu organlarının hiç birinin var olmadığını, yalnızca nefes alıp verdiğini hayal ettin mi hiç? Mesela tat almıyorsun, koku duyamıyor, birine dokunduğunda hissedemiyor ya da etrafında olan biten hiç bir şeyi göremediğini ve duyamadığını hayal et. Yine de varsın. Değil mi? Kokuyu duyamasan da nefes alabildiğin için mi varsın sence yoksa düşünme yetini kaybetmediğin yani düşünebildiğin için mi?